Geri arşive
27/07/2017| Çocukluk Döneminde Kronik Ağrı: Psikolojik Yaklaşım Metoduyla Nasıl Ele Alınır?

Uykusuzluk yalnızca enerji düzeyini ve ruh halini değil aynı zamanda sağlık, çalışma performansını ve yaşam kalitesini de etkiler.

Ne kadar uykunun yeterli olacağı kişiden kişiye değişir, ancak çoğu yetişkinin yedi ila sekiz saatlik bir gece uykusuna ihtiyacı vardır.

Bazı noktalarda, birçok yetişkin, günler veya haftalar süren kısa süreli (akut) uykusuzluk yaşar. Bu tablo genellikle stres sonucu veya travmatik bir olay sonrası ortaya çıkar. Ancak bazı insanlar, bir ay veya daha fazla süren uzun süreli (kronik) uykusuzluğa sahip olabilir.

Uykusuzluk belirtileri şunları içerebilir:

Gece uykusundan sonra iyi dinlenmiş hissetmemek
Gündüz yorgunluğu veya uyku hali
Sinirlilik, depresyon veya kaygı
Dikkat, görevlere odaklanma veya hatırlama güçlüğü
Artan hatalar veya kazalar

Uykusuzluk gün içinde işlev yapmayı zorlaştırıyorsa, uyku sorununun nedenini ve nasıl tedavi edilebileceğini belirlemek için doktora danışmak gerekir. Doktor uyku bozukluğu olabileceğini düşünürse, hastayı bir uyku merkezine yönlendirebilir.

Uykusuzluk tek başına bir sorun olabilir veya diğer tıbbi durumlar veya ilaçlarla ilişkili olabilir.

Kronik uykusuzluk genellikle stres, yaşam olayları veya uykuyu bozan alışkanlıkların bir sonucudur. Altta yatan nedeni tedavi etmek uykusuzluğu giderebilir, ancak bazen de yıllarca sürebilir.

Kronik uykusuzluğun yaygın nedenleri şunları içerir:

Stres: İş, okul, sağlık, maliye veya aile konusundaki endişeler kişinin zihnini geceleri aktif hale getirebilir ve uykuya dalmayı zorlaştırır. Seyahat veya çalışma programı. Uyku-uyanma döngüsü, metabolizma ve vücut ısısı gibi bazı fonksiyonları yönlendiren sirkadiyen ritim bir iç saat olarak hareket eder. Vücudun sirkadiyen ritmini bozmak uykusuzluğa neden olabilir. Bunun nedeni gece vardiyalarında çalışmak, çalışma vardiyalarında sık değişiklikler ya da uzun uçuşlar sonrası görülen jet lag olabilir. Kötü uyku alışkanlıkları. Düzensiz yatış saatleri, gündüz yapılan uyku kaçamakları, rahatsız edici bir uyku ortamı ve yatakta çalışmak, yemek yemek uyku döngüsünü bozabilir. Akşamları çok geç yemek. Yatmadan önce hafif bir atıştırmalık uygun olabilir ancak fazla yemek yenmesi halinde rahatsızlığa neden olabilir.

Kronik uykusuzluk, tıbbi durumlarla veya belirli ilaçların kullanımı ile ilişkili olabilir. Tıbbi durumun tedavisi uykunun iyileşmesine yardımcı olabilir, ancak tıbbi durum düzeldikten sonra uykusuzluk devam edebilir. Uykusuzluğa neden olabilen diğer sağlık sorunları:

Psikiyatrik Bozukluklar: Post-travmatik stres bozukluğu gibi kaygı bozuklukları, uykuyu bozabilir. Çok erken uyanmak bir depresyon belirtisi olabilir. Uykusuzluk diğer zihinsel sağlık bozukluklarında da görülür.

İlaçlar: Birçok reçeteli ilaç, uyku düzenini etkileyebilir, örneğin bazı antidepresanlar ve astım veya kan basıncı için kullanılan ilaçlar, kafein ve uykuyu bozabilen diğer uyarıcı maddeler içeren ağrı kesiciler de uykuyu etkileyebilir.

Uykusuzluk ile bağlantılı durumların örnekleri, kronik ağrı, kanser, diyabet, kalp hastalığı, astım, gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), aşırı aktif tiroid, Parkinson hastalığı ve Alzheimer hastalığıdır.

Uyku İle İlgili Bozukluklar: Uyku apnesi, gece boyunca düzenli aralıklarla nefes almayı durdurarak uykuyu kesen bir hastalıktır. Huzursuz bacak sendromu, bacaklarda nahoş hislere ve neredeyse karşı konulmaz bir şekilde hareket ettirme arzusuna neden olarak uykuya dalmaya engel olabilir.

Kafein, Nikotin ve Alkol: Kahve, çay, kola ve diğer kafeinli içecekler uyarıcıdır. Öğleden sonra veya akşamları tüketmek geceleri uykuya dalmaktan alıkoyabilir. Tütün ürünlerindeki nikotin, uykuyu etkileyebilecek başka bir uyarıcıdır. Alkol uykuya dalmaya yardımcı olabilir, ancak uykunun derin aşamalarını önler ve gecenin bir yarısında genellikle uyanmaya neden olur.

Uykusuzluk ve Yaşlanma: Yaşlanma ilerledikçe uyku süzeninde değişiklikler daha sık görülebilir, bu nedenle ortamdaki gürültü veya diğer değişikliklerin uykuyu bölmesi daha muhtemeldir. Yaşla birlikte bireyler, daha erken yorulup daha erken kalkar, ancak yaşlı insanlar genellikle genç insanlarla aynı miktarda uykuya ihtiyaç duyar. Hareketsizlik, gündüz vakti uyuklamalara neden olur ve bu da gece uykusunu etkileyebilir. Yaşlı bireyler daha sık ilaç kullandıkları için bu ilaçların uykuyu etkileme ihtimali de daha fazladır.

Uykusuzluk İçin Risk Faktörleri:

Kadın cinsiyeti, yaşın 60’ın üzerinde olması, psikiyatrik veya fiziksel bir hastalığın olması, fazla stres altında bulunmak, çalışma vardiyalarında sık değişiklik olan bireyler risk altındadır.

Uykusuzluğun Komplikasyonları:

İş veya okulda düşük performans, araç kullanırken tepki süresinde uzama ve buna bağlı artmış kaza riski, depresyon, kaygı bozuklukları veya madde kullanımı gibi ruhsal bozukluklar, kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkması gibi durumlar kronik uykusuzluk sonucu ortaya çıkabilir.

Tedavi:

Uyku alışkanlıklarını değiştirmek ve stres, hastalıklar veya ilaçlar gibi uykusuzluk ile ilişkili olabilecek herhangi bir konuyu belirlemek birçok insanın uykusunu düzeltebilir. Bu tedbirler başarısız olursa, doktor gevşeme ve uykuyu iyileştirmeye yardımcı olması için bilişsel davranış terapisi, ilaçlar veya her ikisini de önerebilir.

Uykusuzluk İçin Bilişsel Davranış Terapisi

Uykusuzluk için bilişsel davranış terapisi (CBT-I) bireyi uyanık tutan önerilen olumsuz düşünceleri ve eylemleri kontrol ederek veya ortadan kaldırarak yardımcı olabilir ve genellikle uykusuzluğu olan insanlar için ilk tercih edilen tedavi yöntemidir. Tipik olarak, CBT-I uyku ilaçlarına eşit veya daha etkilidir.

TCMB-I'in bilişsel kısmı kişiye, uyumasını engelleyen inanışları tanıması ve değiştirmesi gerektiğini öğretir. Olumsuz düşünceleri ve kişiyi uyanık tutan endişeleri kontrol etmeye veya ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir. Uykuya dalmaktan endişe duyup bu endişe sebebiyle uykuya dalamama döngüsünü de ortadan kaldırabilir.

TCMB-I'in davranışsal kısmı iyi uyku alışkanlıklarını geliştirmeye ve iyi bir uykuyu önleyen davranışlardan kaçınmaya yardımcı olur.

İlaçlar

Reçeteli uyku hapları, uyumaya, uykuda kalmaya veya ikisine de yardımcı olabilir. Doktorlar genelde reçeteli uyku haplarının birkaç haftadan uzun süre kullanımını önermez ve sadece birkaç ilaç uzun süreli kullanım için onaylanmıştır.

Reçeteli uyku hapları, gündüz sersemliğe neden olmak ve düşme riskini arttırmak gibi yan etkilere neden olabilir veya bağımlılık yaratabilir, bu yüzden mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Alternatif Tıp

Birçok kişi uykusuzluk nedeniyle doktorlarını ziyaret etmez ve kendi başına uykusuzlukla baş etmeye çalışır. Çoğu durumda güvenlik ve etkililik kanıtlanmasa da bazı insanlar şu yolları denemektedir:

Melatonin: Birkaç hafta melatonini kullanmak genellikle güvenlidir, ancak melatoninin uykusuzluk için etkili bir tedavi olduğunun kanıtlanması için ikna edici bir kanıt bulunmamaktadır ve uzun vadeli güvenlik bilinmemektedir.

Kediotu: Bu gıda takviyesi hafif sakinleştirici bir etkiye sahiptir, ancak iyi incelenmemiştir. Yüksek dozda veya uzun süre kullanmış bazı insanlarda karaciğer hasarı görülmüş olabilir.

Akupunktur: Akupunkturun uykusuzluğu olan insanlar için faydalı olabileceğine dair bazı kanıtlar vardır, ancak daha fazla araştırma gerekmektedir. Normal tedaviyle birlikte akupunkturu denemeden önce doktora danışılmalıdır.

Yoga: Bazı çalışmalar, düzenli yoga yapmanın uyku kalitesini iyileştirmeye yardımcı olabileceği ileri sürülmektedir.

Meditasyon: Birkaç küçük çalışma, meditasyonun normal tedaviyle birlikte uykunun iyileştirilmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Gıda takviyelerinin etki ve güvenlilikleri gösterilmemiş olduğundan kullanmadan önce doktora danışılmalıdır.

Geri arşive
Bu sitedeki bilgiler, bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez. Daha fazla bilgi için bir hekime ve/veya bir eczacıya başvurunuz. Sitemizde verilen bilgiler sağlık mesleği mensupları içindir. Soru, öneri ve taleplerinizi bize info@angelini.com.tr e-posta adresi aracılığıyla iletebilirsiniz