Geri arşive
12/06/2017| Yas ve Depresyon

Kimliğimiz ve benliğimizin önemli bölümü “içe yansıtma”dan oluşur. Bu, her bireyin içinde bir partner, ebeveynler, kardeşler, çocuklar, arkadaşlar ve hatta bir iş, siyasi veya dini düşünce taşıdığı anlamına gelir. Bu kişilerin, aktivitelerin veya düşüncelerin temsili kişinin bir parçasıdır, örneğin “ben bir öğretmenim”, “ben..’nın oğluyum”, “ben maratoncuyum”, “ben komünistim” gibi.

Kişi bir reddetme, ayrılık veya yas nedeniyle bir kayıp yaşadığında, işten atılma ya da emeklilik nedeniyle işini kaybettiğinde, kişisel bir başarısızlık veya beklenen bir ihtimalin ortadan kalkması durumunda, sadece etrafındaki dünyanın güçsüzleştiğini hissetmekle kalmaz, sevdikleri ya da kendisinden bir parça gibi gördüğü insanlarla beraber o parçayı da kaybetmiş gibi hisseder. Bu durumlarda hissedilen şey büyük veya derin bir boşluk hissidir. Çözümlerini bulduğunda kaybedilen kişinin veya şeylerin geri dönmesini gizliden arzulayarak kendi hatalarının ve yanlışlarının aranması sıktır. Yas sürecinin yerini kendi kendini eleştirme alır.

Yas ve depresyon

Freud yas ve depresyon arasındaki farkı tanımlamıştır. Yasta kişi dış dünyanın güçsüzlüğünü görür ve bir süreliğine kendini dünyadan çeker. Bizi terk edenlere ve ölenlere, az ya da çok bilinçli olarak öfke ve kin hissetmemiz olasıdır. Yalnız bırakıldığı için öfke ve kin. Depresyonda ise aksine güçsüzlük içtedir, boşlaşan, suçlu ve değersiz olan kişinin kendisidir, birey kaybedilen nesneye karşı olan öfkeyi kendine yöneltir. O halde nesneden intikam almak için kendini öldürmek yani intihar gerçek bir olasılık haline gelir.

Yas süreci

Freud yasın 3 evreli olduğunu söylemiştir: Kaybın gerçek olduğunun reddedildiği inkar evresi, kaybın kabul edildiği kabul evresi ve diğer insanlar, ilgi alanları veya aktivitelere saldırı kapasitesi olan kopuş evresi. Tüm toplumlar yas reaksiyonunu artıran ve çok uzun sürebilen geleneklere sahiptir. Ancak yas reaksiyonu tamamlanmadığında, kayıp işlenemediğinde ve kişi kendini koparamayıp psikolojik bağlantılarını sürdürdüğünde depresyona girer. Yasın normal acısı hastalık haline dönüşür.

Geri arşive
Bu sitedeki bilgiler, bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez. Daha fazla bilgi için bir hekime ve/veya bir eczacıya başvurunuz. Sitemizde verilen bilgiler sağlık mesleği mensupları içindir. Soru, öneri ve taleplerinizi bize info@angelini.com.tr e-posta adresi aracılığıyla iletebilirsiniz